Yaşlılık, fiziksel ve zihinsel fonksiyonların yavaşlaması ve sosyal rollerin değişmesi ile karakterize olan normal yaşam dönemlerinden birisidir. İçerisinde bir kısım riskleri barındırsa da önceki yaşam dönemleri içerisinde yapılacak sağlık yatırımları ile “sağlıklı yaş almak”, yaşlılık dönemini verimli geçirmek ve “süper yaşlı” olabilmek mümkündür.
Yaş ilerledikçe sağlık ihtiyaçları değişebilmekte, kronik hastalıkların yanı sıra görme ve işitme sorunları, hareket güçlükleri, düşmeler, beslenme sorunları, bilişsel kapasitede azalma, sosyal izolasyon gibi farklı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Ancak, genel inanışın aksine bahse konu sorunlar yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değildir.
Seksen yaşın üzerinde yaşamak, 20-30 yaş genç insanlar kadar güçlü ve keskin hafızaya sahip olmak, hareketli ve aktif bir hayat sürmek, çevreyle güçlü bağlar kurmak mümkündür ve bu, yalnızca bir şans işi değildir.Sayılan özelliklerin bir bölümü ebeveynlerimizden gelen genlerimizle ilgili olsa da en önemli belirleyiciler yaşam tarzımızdan gelir.Yani büyük ölçüde bizim elimizdedir.
Bu çerçevede;
Her gün biraz yürüyerek
Her gün zihnimizi çalıştırarak
Soframızda sebze ve protein bulundurarak
Sevdiklerimizle vakit geçirerek
Yeni hobiler edinerek
Sağlıklı yaş almak mümkündür.
Unutmayın! Meraklı olmak zihni genç tutar, küçük ve düzenli adımlar zamanla büyük fark yaratır.